2 Nisan 2011 Cumartesi

KARLI YOLLARDA _YOL KARDEŞLİĞİ

3 hafta önce 2 günlüğüne  tedarikçi ziyaretlerimiz için Ankara ve İnegöl'e (Bursa)  gitmiştik.Biraz tembellik mi ettim yoksa işlerin yoğunluğundan mıdır bilmem ama bir türlü yazımı yayınlayamamıştım.
Bahar geldi, nereden çıktı bu yazı  şimdi diyebilirsiniz tabi!

09.03.2011 Çarşamba günü türkiyenin her yerinde  hep kar manzaları vardı.Yollar karlıyken nasıl gideceğiz bursaya desekte  soğuk kanlılık, kararlılık ve cesaret ile  yola çıktık.Eğer hava çok kötü olursa Ankaradan geri döneriz diye düşünmüştük.Bizde bi arkadaş var sağolsun, korku nedir bilmez.O kötü havalarda yollara düşürdü bizi :)
Başta konuşurkan Ankara-Bursa diye yola çıkmıştık ama kötü hava koşulları nedeniyle 1 gece Eskişehirde konaklamak zorunda kaldık.

Size biraz yolculuğumuzdan bahsedeyim.
09.03.2011 saat 12:30 da Merzifondan  Ben , Fabrika Müdürümüz,Yatırım Satınalma Sorumlumuz,ve Ür-Ge den bir arkadaş  Ankaraya  gitmek için yola çıktık.Ogün Ankara o kadar fenaydı ki anlatamam. Arabadan bir indim  firmanın önünde bile yarım metre kar vardı.İşin güzel yanı arabadan indiğimde mis gibi  Bisküvi kokuları geliyordu.Hatta içimden "yanlış yere mi geldim.Acaba Cennette mi geldim" dedim.Meğersen  bizim firmanın karşısında Ülker'in fabrikası varmış :)

Bu firmada da işimiz bittikten sonra İnegöl'e gitmek için yola koyulduk.Ankara çıkışında Polatlıda  akşam yemeğini  yemek için bir mola verdik.Tekrar yola çıktığımızda yolda kaza olduğunu ve bir süre tesisin birinde  mola vermemiz istendi polis amcalar tarafından.1 saate yakın mecburen mola vermek zorunda kaldık.Herhalde tesisin sahibi o gün bayram etmiştir.Çünkü bütün arabalar, tırlar , otobüsler, hep bu tesisde  mola vermişti :)

Ben hayatımda hiç böyle bir şey yaşamamıştık, şimdi bile konusu olsun,anlattıkça içim bir hoş oluyor.

Yol açıldıktan sonra asıl benim korkum yeni  başlamıştı.Yollar çok kötüydü,Kar yağıyor ama nasıl, fırtına ile  geliyordu.Yolu zor görüyorduk.Birde yollarda kamyonlar, otobüsler, arabalar devrilmiş,kara saplanmış.Ayyyyy  çok kötüydü gerçekten.

Birde Enteresan bir şey vardı , karşı yoldan hiç araba felan gelmiyordu."Allahım "hayırlısıyla bi gideceğimiz yere varsaydık" dedim içimden.Ama bir görseniz ben ve arakadaşım  nasıl korktuysak arka koltuğa gömüldük öyle kaldık yani.
Sağolsun tedarikçim beni  sürekli arayıp "sakın gelmeyin, buralar çok kötü" dediğinde  baktık havada
gittikçe kötüye gidiyor, zar zor kendimizi Eskişehir'e attık ve bir gece konakladık.Veee bende rahatladım inanın.

Hep Eskişehir'e gitmek istemişimdir.Kısmet o güneymiş. :)

Otel odasından Eskişehir manzarası.

Ertesi gün, Eskişehir'e gelmişken 2 tedarikçimiz daha vardı.Bu firmalara da uğrayalım deyince Eskişehirden çıkmamız saat:13:00'ı bulmuştu.

Yolların halini görünce iyiki  İnegöl'e gitmemişiz dedik.

Yolların hali resimde göründüğü gibiydi.


 İnegöl'e de hayırlısıyla vardığımızda , bizi kapıda  firmanın patronu karşıladı.Bizi alıp, doğruca yemeğe götürdü.Tam isabet olmuştu çünkü karnım zil çalmaya başlamıştı artık :)

İsmail Bey; bizi İnelgöl köftenin ilk doğduğu yere  BESLER lokantasına götürmüştü.


Ogün bizim için çok verimli bir gün  olarak geçmişti gerçekten.Her gitiğimiz firmadan çok memnun bir şeklide ayrıldık.
Aynı gün'ün akşamı  biz 2 arkadaş otobüsle Merzifon'a Müdürümüz ve diğer arkadaşımız İstanbul'a  gitmek için yola çıktılar.
Ogün yol  kardeşliği son ermişti. :)

Valla açık konuşayım, böyle bir macerayı daha  bu yürek kaldırmaz herhalde.

Herkez'e iyi hafta sonları diliyorum.

Sevgilerimle;



3 yorum:

yedirenk dedi ki...

canımcım maceralı ama güzel bir yolculuk olmuş,seninde anıların arasında yer almış olmuş...

çeşnici Handan dedi ki...

Bayağı maceralı bir ylculuk olmuş neyse kazasız belasız bitmiş. Şimdi artık güzel bir anı oldu senin için.

yemekbiraşk dedi ki...

çok geçmiş olsun anı olarak kalacak şimdi:)
sevgilerimle..